Haberler

Haykad - KARACASU HAYKAD Barınağını tanıyalım

KARACASU HAYKAD Barınağını tanıyalım

KARACASU HAYKAD Barınağı, hiç bir maddi menfaat gözetmeksizin Doğayı ve Sahipsiz sokak hayvanlarını korumayı amaç edinmiş örnek bir projedir. 2021 Yılı Nisan Ayından beri özellikle yaralı, felçli, kendi başına hayatını sürdürmesi mümkün olmayan çok yaşlı veya henüz bir kaç günlük sokağa atılmış sahipsiz hayvanları korumayı öncelik edinmiş, siyasetten uzak; ya da her siyasi parti veya kişiye, gösterdiği doğa ve hayvan sevgisi ölçüsünde yakın ya da uzak bir kuruluştur.

Derneğimizi bundan 4 ay öncesine kadar kişisel imkanlarım, eş dost ve bir elin parmağını geçmeyecek sayıda hayırsever arkadaşlarımızın yardımları ile hizmet verebiliyordu ve şu anda web sitemiz sayesinde, daha fazla hayırsever'e ulaşıp, daha FAZLA mama ve tedavi yardımı almayı umud ediyoruz.

Barınağımızın mekanı, yasal olarak Aydın Valiliği, Karacasu Kaymakamlığı ve Karacasu Belediyesi'nin işbirliği ile kısırlaştırma ve tedavi istasyonu olarak yapılmış bir bakım merkezidir. Barınak özellikleri taşımamaktadır. Ancak maddi imkanlarımızın kısıtlı oluşu nedeni ile bugün itibarı ile 85 hasta, felçli ve bakıma muhtaç sokak hayvanını barındırabilmekteyiz. Veteriner ve yiyecek masraflarımızı karşılayabilmek için benim Japonya menşeiili bir dil okulunda internet üzerinden ders verdiğimi, buna ek olarak aile fertlerimin, akrabalarımın ve az sayıda hayırsever dostumuzun yardımları ile hayır hizmetlerimizi sürdürebildiğimizi artık bilmeyen yoktur sanırım.

Karacasu Belediyesi'nden ya da başka resmi bir kurumdan yardım yardım almadık. Karacasu Kaymakamımız, Sayın Hatice Gamze Kuran hanımefendi'nin hayır ve hayvansever bir kişiliği olması, barınağımıza özellikle manevi ve sosyal anlamda büyük katkılar yapmıştır. Zaman zaman bize 5 ile 10 torba arası mama yardımlarını söylemeden geçemeyiz.

Esas amacımız, özellikle yaptığımız anketlerde Karacasu'yun en büyük problemi olarak karşımıza çıkan kontrolsüz biçimde çoğalan  sahipsiz sokak hayvanlarının toplumu mağdur ve tedirgin eder biçim almasının önüne geçmektir. Derneğimize sokakta küçük bir köpek , yada yaralı bir hayvan var diye ihbar geldiğinde,derhal gelip alıyoruz demeyi, barınağımıza getirip derha tedavi ettirip bakımımz altına almayı çok isterizb Köylerden başlayarak, Sistemli bir kısırlaştırma çalışması ile bu sorun en geç 2 ay da hallolur. Ama Karacasu Belediye'sinin 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda açık ve net bir şekilde belirtilen sahipsiz sokak hayvanlarınının aşılanması, kısırlaştırılması ve bakımı konusundaki Kanuni yükümlülüklerini yerine getirmeyişi nedeni ile sorun hızla büyükmektedir.

HAYKAD olarak herşeyi Devletten, resmi kuruluşlardan bekleyen ber yapıya sahip değiliz. Tam tersine, elimizden geleni yapmakta, elimizi cebimize atmaktan çekinmemekteyiz. Bu konuda çok kararlıyız. Durumu Aydın valiliği'ne bildirdik ve Karacasu Belediye Yönetimini önümüzdeki bir kaç gün içinde Kanuni görevlerini yapması konusunda bir ikaz toplantısına davet edeceğiz. Hukuki destekten yoksun, bizim görevimiz değil tutumunu devam ettirirlerse, en kısa bir zamanda Karacasu Belediye Yönetimini hakkında Görevi ihmal ve kötüye kullanma suçlarından Hukuki davalarımızı açacağız. Aleni ve gizli biçimde özellikle annesini emen köpek yavrularını toplayarak kırsal bir alana atıp, yavrulara açlık, susuzluk çektirmek, uygunsuz ortamlarda acı eziyet çektirerek hayvan katliamı yapmak 1 sene den 4 seneye kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur ve cezası yönetim kadrosundaki şahısları ilgilendirir. Bir müslüman ülkesinde kimse bunu yapmamalıdır ve yapamaz. Buna seyirci kalmak, görmezden gelmek, dini söylemle ;sesiz şeytan rolünü oynamaktır. Acımayana acımayacağız. Allah'ın gücüne gidecek her türlü davranıştan uzak durmak gibi islami bir sorumluluğumuz vardır. Böyle bir çirkinliğe hiç bir din müsaade etmez , satanistler hariç.

Karacasu her türlü güzelliği ve hizmeti hakeden kadim bir ilçedir. Tarihi binlerce yıl geriye gider. Karacasu'yumuzun doğal güzelliklerini korumak, yaşantı kalitesini artırmak bir Karacasu'lu olarak hepimizin vazifesidir. Maalesef,son yıllarda içimiz acıyarak şahit olduğumuz ağaç katliamlarını da bu sorunlara eklemek durumundayım. Karacasu'yun merkezi de gereksiz bir trafik sıkışıklığı ile rahatsız edici bir durumdadır. Buna, sosyal faaliyet alanlarının sıfır olması, Karacasu halkını evde televizyon dizileri seyretmeye mahküm eden , sosyal ilişkilerin gün be gün zayıfladığı anti sosyal bir topluluk haline getirmiştir.Birbirinden kopuk toplum ve birbirine uzak aile bireyleri koca bir ağacı içinden kemiren bir ağaç kurdu ordusundan farksızdır. 

İyilik yapmayı bir bağımılık haline getirmek istiyoruz. Herşeyi devletten yada başka birilerinin yapmasından umud eden sosyal sorumuluk almaktan çekinen aciz ruhlu toplum bireyleri, o toplumu çoktan çürütmeye başlamıştır. Bırakın Karacasu'yu Dünya'da hiç bir toplumun içten içe çürümesini istemeyiz. Bir araya gelip, enerjimizi, gücümüzü daha güzel bir Karacasu için harcayabileceğimiz bir çok nedenimiz var. Biz Kurtuluş Savaşını böyle kazanmadık mı ? Elele vermek, birbirimizden güç almak ve bu güçle daha inançlı, azimli ve yüce ruhlu insanlar olmak için bir çok sebebimiz var. İsviçre'nin karlı dağlarında dünyanın milyonerleri kayak yaparken, bizim karlı dağlarımızın terörist yatağı olması benim içimi acıtıyor. Avrupa'da naylon bir maşrapa 4 euroya satılırken, bizim el emeği göz nuru çömleklerimizin, göveç tercerelerimizin 3 euroya bile satılmakta zorlanması artık evlerde toplum ahlakını bozacak dereceye gelmiş ,her bir beş dakikada birilerinin şakağına tabanca dayandığı, her bir on dakikada bir şiddet sahnesinin yer aldığı , ya da bir kadının tokatlandığı dövüldüğü , her türlü entrikanın olağan bir şeymiş gibi hayatlarımıza enjekte edildiği TV dizilerini izlemeyi bırakıp, biraz daha toplumsal kaitemizi yükseltecek faaliyet ve davranışlara girimemiz gerektiğini haber vermektedir.

HAYKAD'a destek çıkın. Biz doğru, güzel ve hayırlı işler yapmayı amaç edindik. Elimizi taşın altına koymaktan öte, o taşın altına kendimiz girdik. Ben her sabah 09.00 dan öğle 12.00 ye kadar barınakta bazan güneşin altında, bazan yağmurda, bazan dodurucu soğukta barınakta hafta içi, haftasonu, bayram tatil demeden çalışıyorum. Gelir gelmez yemeğimi alelacele yiyip, 14.30'da dersimin başına geçiyorum  17.30'a kadar ders veriyorum. Bu ders paraları da barınaktaki hayvanlarımızın tedavi ve yiyecek masraflarına gidiyor. Bundan gocunmuyorum. Bu öylesine bir mutluluk ki hani bazı şeyler yaşanır anlatılmaz derler ya, işte öyle bir şey. Bazı insanların yüzüme gülüp, ardımdan enayi dediğini de biliyorum. Allah için güzel bir şey yapmak, açları doyurmak, ağzı dili söylemez hayvanların hastalıklarına derman olmak, onlar o halde ben sizin yanınızdayım deyip başlarını okşayıp gönlünü almak enayilikse....... ben dünden kabulüm.

Birlik olalım, yardımlaşalım, akşam başımızı yastığa koyduğumuzda yüzümüzde kocaman bir gülümseme, tatlı bir yorgunlukla uykuya dalalım.